Ölüdeniz’den baktığımızda vadi kara bir bulutun içinde; yağmur yağıyor, bulutun içinde beyaz bir yelkenli biraz sonra görünmez oluyor. Vadiye vardığımızda her yer günlük güneşlik, fırtına dinmiş, sahil sakin, manzara tasvir edilemez, görmek gerek. Aslında doğa bu güzelliği ulaşılmaz kılmak için elinden geleni yapmış ama insanoğluna söz geçirememiş, kelebeklere bırakmamışız vadiyi. Koyun iki yanında denize dimdik inen kayadan duvarlar yükseliyor, vadinin dibinde duvarlar neredeyse “V” oluşturacak kadar dar bir açıyla birleşmiş. Vadinin dibinden başınızı yukarılara kaldırınca sarp kayaların arasından yükseklerde yemyeşil bir düzlüğün küçücük bir parçası görünüyor, bir iki ev göze çarpıyor burada. Faralya Köyü imiş. İnsan o köyde doğsa yaşasa ölse başka ne ister.  Kelebekler Vadisi büyüledi. Şako da bizimleydi. Orada teknenin adı geldi tekneyi buldu...

BLOG >>http://blog.psihivathia.com/

Psihi Vathia - Orhaniye

NERE >>Koylar.html